|
Düğün, nişan merasimlerinde esas olan haram işlememektir. Haram
işlememek şartıyla mahalli adetlere uygun her türlü merasim yapılabilir.
Kadınlar kendi aralarında def çalıp oynayabilir. Düğünde içki vermek
çalgı çalmak kadın-erkek karışık eğlenmek haramdır. Osmanlılar zamanında, düğün
yemeği perşem günü ve gecesinde verilir o gece yani cuma gecesi zifafa girilirdi.
Yatsı namazından sonra hoca efendi ile beraber, mahallenin ileri
gelenleri,damadın yakınları damadı evine götürür, evde Kur'an-ı kerim okunup dua
edildikten sonra evden ayrılırlardı. Düğünde, az veya çok ziyafet vermek
sünnettir.
Resul-i ekrem aleyhisselam evlendiği zaman, ziyafet vermiş. Eshab-ı
kiramdan olan Abdurrahman İbn Avf'a evlenince, "Bir koyun kesmek sureti ile de
olsa ziyafet ver" buyurmuştur.
Düğünde, zenginleri de, fakirleri de davet etmelidir. Resulullah
aleyhisselam: "O düğün ziyafeti ne kötü bir ziyafettir ki, zenginler davet
edilir de, fakirler mahrum bırakılır" buyurmuştur. Günah işlenmeyen düğünlere
icabet etmek vacip ise de, yemek yemek mecburiyeti yoktur. Diğer davetler
sünnettir.
Düğünde içki, çalgı gibi dinen yasak olunan şeyler yapılıyorsa,
icabet edilmez. Eğer, uygun olmayan şeylere müdahale etmeye gücü varsa nasihat
ederek müdahale edilmelidir. Harama, kölüğe mani olmalıdır. Harama razı olan onu
işlemiş gibi günaha girer.
Kadınların düğünde evde kendi aralarında eğlenmeleri def çalıp
oynamaları caizdir.Erkeklerin oynamaları, eğlenmeleri uygun değildir.Gelinin
gelinliği iç kıyafet olduğundan dini açıdan uygun olmadığı için eskiden yabancı
erkeklere gösterilmez, dışarı gelinlikle çıkartılmazdı..
İlk gece Zifafta (gerdekte), kız erkek Allah rızası için iki rekat
namaz kılıp namazdan sonra, evliliğin haklarında hayırlı olması için Cenab-ı
hakka niyaz etmelidir. Sonra oturup sohbet etmeli fazla olmamak şartıyla ufak
tefek şeyler yiyerek varsa heyecan yatıştırılmalıdır.
Yatağa girmede acele etmemelidir. Cimada ,yani cinsi münasebet
esnasında üstleri kapalı olmalıdır. Üstleri açık olarak yapılan cimadan hasıl
olacak çocuk hayasız olur. Çok yaygın olan, mutlaka ilk gece nitece alınma
düşüncesi çok yanlıştır. Hayatına yabancı erkek girmemiş, Müslüman bir genç kız
o yaşa kadar ilk gecinin korku ve hecanı ile gelir.
Bu gecede yapılacak güzel bir hareket bir ömür boyu unutulmaz. Yine
bu gecede yapılan yanlış bir hareket bir ömür boyu üzülerek hatırlanır. Bunun
için işi aceleye getirmemeli, psikolojik açıdan kız rahat değil ise ertesi güne
tehir etmek çok isabetli bir hareket olur.
Erkek tek taraflı olarak egoistce hareket etmemelidir. Dinimizde yeri
olmayan, bazı yerlerde yapılan çarşaf kontrolü çok çirkin bir adettir. Buna
müsaade etmemelidir. Doktorlar, az da olsa ilk temasta kan gelmeyebileceğini
bildirmektedirler. Bir hadis-i şerifte şöyle buyurulmuştur:
"Sizden biriniz hayvanların yaptığı gibi, şakalaşmadan, konuşmadan,
öpmeden ailesi ile birleşmesin."
Bu konuda uzmanlar doktorlar şu tavsiyede bulunmaktadırlar: "Tam bir
şehvetle meydana gelecek çocuk gürbüz olur. Aynı zamanda kadının da nefsinin
tatmin edilmiş olur. Kadının nefsi tatmin edilmeyince, zinaya sevkedilmiş olur.
Acele etmemeli, kadının da rahatlaması tatmin olması
beklenmelidir.Kadının tatmin olması erkeğe göre daha geç olur. Bu da ancak
cimanın, münasebetin uzatılması ile sağlanabilir. Erkek boşalma olacağını
hissettiğinde zihnini başka şeylerle meşgul eder, konuyu dağıtırsa mesela ertesi
gün yapacağı işleri, alacağını vereceğini düşünürse konuyu dağıtmış ve boşalmayı
geciktirmiş olur. Boşalınca da hemen bırakmamalıdır, kadınının da boşalmasını
beklemelidir. Böylece kadının da rahatlamasına imkan vermiş olur. Bu çok
önemlidir. Birçok yuvanın yıkılmasının, aile huzurunun bozulmasının altında bu
husus yatar. Ömründe hiç orgazm, tatmin olmamış milyonlarca kadın vardır. Bunun
için bu husus ihmal edilmemelidir."
Hz. Ali : "İtidal üzere olan cima'da, gözlere nur, bedene kuvvet
sağlanır", demiştir Fazla cinsi münasebet hem bedene, hem de göze zafiyet
getirir..
Her şehvetin neticesi, kalbi kararttığı ve bunalttığı halde, meşru
olarak yapılan cima, cinsi münasebet, kalbde ferahlık, ruh ve bedende sükunet ve
rahatlık temin eder. Cimadan asıl maksad, nesil üretme gayesidir ve bundaki zevk
de, böyle bir maksada binaen lütf-i İlahi olarak verilmiştir.
Âdabına riayet ederek cimada bulunan eşler, bununla ibadet sevabı da
kazanır. Nikahlı olarak yapılan beraberliğe "cima" denir; nikahsız olana "zina"
denir. Kadının meşru mazeretsiz olarak ilişkiyi kabul etmemesi büyük günahtır.
Şunlara dikkat etmek iyi olur:
1- Cimaya Euzü-Besmele'yle başlamalıdır. Niyeti kendini ve hanımını
zinadan korumak ve hayırlı evlat yetiştirmek olmalıdır!
2- Cima başlamadan önce, kadınla kafi miktarda oynaşmak ve kadında
kuvvetli bir arzu belirdikten sonra başlamak gerekir. Böyle bir başlangıç
olmadan cimada bulunmanın, kadın için cefa olacağı hadis-i şerifte
belirtilmiştir.
3- Cima anında acele etmemeli, kadının tatmin olmasını da
beklemelidir!
4- Cima bitince hemen çekilmemeli, biraz daha birlikte kalmalı;
kadının zevkinin ifası için bir miktar daha beklemelidir. Cimanın pazartesi ve
cum'a geceleri olması iyidir. Diğer geceler de caizdir. Cima esnasında kıbleye
ayaklar kıble istikametinde olmamalıdır. Kendini haramdan korumaya, halal ile
yetinmeye niyet etmeli, cima ederken şeytandan Allahü teâlâ'ya sığınıp, (Bismillahi
Allahümme cennibna-ş-şeytane ve cennibi-ş-şeytane ma razaktena) demelidir. Bu
durumda hamile kalırsa, şeytan ona zarar vermez.
Kadıla hayz (aybaşı hali), nifas (lohusalık) halinde münasebette
bulunmak arkasından yaklaşmak haramdır, büyük günahtır. Helal olduğuna inanan,
dinden çıkar, kafir olur. Bir hadis-i şerifte de şöyle buyurulmuştur:
"Bir kimse, karısıyla dübüründen (arkasından) cima etse, Allahü teâlâ
ve melekleri ona lanet ederler ve Allah'ın rahmetine ulaşamaz."
Lezbiyencilik, yani kadının, kadın kadına münasebeti de asla caiz
değildir. Böyle yapan kadınlar, zina yapmış olurlar. Oral yol ile muamele de
dinimizce uygun görülmeyen çirkin bir şeydir. Çocuk olmaması için tetbir almakta
bir mahzur yoktur. Hatta bugün tetbir almak ihtiyaç haline gelmiştir. Çünkü,
zamanımızda islam terbiyesinde çocuk yetiştirmek zorlaşmıştır, hatta imkanmiz
hale gelmiştir.
|